Simple Present Tense 

1. Kullanım Alanları / Usage 2. Yapı Özellikleri (Olumlu Cümleler, Olumsuz Cümleler, Soru Cümleleri) 3. Zaman İfadeleri / Time Expressions

Simple present tense, Türkçe’deki geniş zamanın karşılığıdır ve yaygın olarak kullanılır.
Simple present tense ile cümlelerin nasıl kurulduğuna geçmeden önce simple present tense yani geniş zaman hangi durumlarda kullanılır, neleri anlatır kısaca bunları görelim.

Kullanım Alanları / Usage

Simple present tense / geniş zaman, sürekli yapılan veya alışkanlık haline gelmiş eylemleri anlatırken kullanılır.

Example(s) / Örnekler
They go to Uludağ every winter. ( Onlar,her kış Uludağ’a gider.)
Bu cümlede sözü geçen Uludağ’a gitme eylemi her kış sürekli olarak tekrarlandığından simple present tense ile ifade edilir.

I always drink milk before I go to sleep. (Uyumadan önce her zaman süt içerim.)
Her gece süt içme eylemini yineleyip alışkanlık haline getirdiği için simple present tense kullanılır.

Genel geçer doğruları ve bilimsel olayları anlatırken kullanılır.

Example(s) / Örnekler
The Earth goes round the Sun. ( Dünya, Güneş etrafında döner.)
Water boils at 100°C. (Su 100 °C derecede kaynar.)

Bir tarifeye veya bir zaman çizelgesine göre gerçekleşen, önceden programlanmış olayları anlatırken kullanılır. Böyle bir kullanımda anlam gelecek zamandır ve genellikle gelecek zamana işaret eden bir zaman ifadesi bulunur.

Example(s) / Örnekler
» The train leaves Detroit at 9pm tonight. ( Tren bu gece Detroit’ten saat 9’da ayrılacak.)
» The exam starts at 12 o’clock tomorrow. (Sınav yarın 12’de başlayacak.)
Trenin kalkış saati ,sınavın başlangıcı önceden belirlenmiştir ve bu programa göre gerçekleşmektedir. Bu cümlelerde geniş zamanın gelecek anlamıyla kullanıldığını görüyoruz.

Hikaye anlatımlarında kullanılabilir.

İngilizcede şimdiki zaman ile kullanılmayan ve “non-progressive verbs” (durum bildiren fiiller) olarak adlandırılan fiiller vardır. Bu tarz fiiller yapı olarak geniş zamanla birlikte kullanılır ancak anlam şimdiki zamandır.

Example(s) / Örnek(ler)
» I love my mum very much. (Annemi çok seviyorum.)
Bu cümle simple present tense / geniş zaman yapısında kurulmuştur fakat anlam olarak bakıldığında “Annemi çok severim” olarak değil “Annemi çok seviyorum” olarak ifade edilir.

Simple Present Tense Cümlelerin Yapı Özellikleri

Simple present tense / geniş zamanda olumlu-olumsuz cümle ve soru cümlesi oluşturmak için dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır:

Olumlu Cümleler / Affirmative Sentences

ÖZNE / SUBJECTFİİL / VERBNESNE / OBJECTANLAMI
I play football Futbol oynarım.
You speak Turkish Türkçe konuşursun.
We like math. Matematiği severiz.
They do their homework. Onlar ödevlerini yaparlar.
He does his homework. O ödevini yapar.
She studies English. O İngilizce çalışır.
It drinks  milk. O süt içer.

Yukarıdaki tabloyu incelediğimizde cümleleri kurarken kullanılan özneye göre fiillerin ek aldığını görmekteyiz. Geniş zamanda ” I, You, We, They” özneleriyle cümle kurarken fiil hiçbir ek almayarak yalın halinde kullanılır ancak söz konusu “He, She, It” ya da Ali (he), Ayşe (she), the cat (it)” gibi 3.tekil şahıslar olduğunda fiil yalın halinde kullanılmaz ve belli kurallar çerçevesinde –s, -es, ies takılarından birini alır. Şimdi bu kuralları inceleyelim:

Pek çok fiil –s takısını almaktadır.

Drinks
Sleeps
Writes
Loves

“-s , -ss , – sh , – ch , – x, -o, -z”  harfleriyle biten fiillerde, fiil  – es takısı alır.

Goes
Watches
Kisses
Washes
Fixes

-y harfiyle biten fiillerde bu harften önce sessiz bir harf bulunuyorsa –y harfi atılarak fiile -ies takısı getirilir.

Cry → cries
Study → studies
Marry → marries

Olumsuz Cümleler / Negative Sentences

ÖZNE /
SUBJECT
Yardımcı Fiil /
Auxiliary Verbs
FİİL / VERBNESNE / OBJECTANLAMI
I don’t (do not) play football Ben futbol oynamam.
You don’t (do not) speak Turkish. Türkçe konuşmazsın.
We don’t (do not) like math. Matematiği sevmeyiz.
They don’t (do not) do their homework. Onlar ödevlerini yapmazlar.
He doesn’t (does not) do his homework. O ödevini yapmaz.
She doesn’t (does not) study English. O İngilizce çalışmaz.
It doesn’t (does not) drink milk. O süt içmez.


Olumsuz cümle kurarken dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Cümleyi olumsuz yaparken Don’t ve Doesn’t yardımcı öge olarak kullanılmaktadır, kullanılacak olan yardımcı fiil tabloda gösterildiği gibi özneye göre belirlenir.
Geniş zamanda 3.tekil şahıs kullanılarak kurulan cümlelerde fiile getirilmesi gereken
–s , – es , – ies olumsuz cümle kurarken kullanılmamalıdır.

OLUMLU                              OLUMSUZ
She drinks milk. → She doesn’t drinks milk. (yanlış / false)
She drinks milk. → She doesn’t drink milk. (doğru / true)

Soru Cümleleri / Interrogative Sentences

Yardımcı Fiil /
Auxiliary Verbs
ÖZNE /
SUBJECT
FİİL /VERBNESNE / OBJECTANLAMI
Do I play football? Ben futbol oynar mıyım?
Do you speak Turkish? Türkçe konuşur musun?
Do we like Maths? Matematiği sever miyiz?
Do they do their homework? Onlar ödevlerini yaparlar mı?
Does he do his homework? O ödevini yapar mı?
Does she study English? O İngilizce çalışır mı?
Does it drink milk? O süt içer mi?


Soru sorarken yardımcı fiil olarak kullanılan DO ve DOES cümle başında yer alır. Ancak bir soru kelimesi kullanılarak soru sorulmak istendiğinde Do ve Does öncesinde bu soru kelimesi yer alır.

When do you meet your friends? (Arkadaşlarınla ne zaman görüşürsün?)
Where does she go at weekends? (O hafta sonları nereye gider?)

Fiil tüm öznelerde tıpkı olumsuz cümlede olduğu gibi hiçbir takı almadan yalın haliyle kullanılmalıdır.

Soru cümlelerine kısa cevap verirken;

Yes, I / you / we / they do.                                   Yes, he / she / it does .
No, I / you / we / they don’t.                             No , he / she / it doesn’t.

Example(s) / Örnekler
  • Do you get up early? (Erken kalkar mısın?)Yes I do. (Evet ben kalkarım.)
  • Does she go to the cinema at weekend? (O hafta sonları sinemaya gider mi?)
    No she doesn’t. (Hayır o gitmez.)

Zaman İfadeleri / Time Expressions

Geniş zamanda kullanılan ve eylemin ne sıklıkla yapıldığını ifade etmeyi sağlayan belli başlı zaman ifadeleri vardır.

“HOW OFTEN ……..” soru kalıbı bir eylemin ne sıklıkla yapıldığını sormamızı sağlar ve bu soruya cevap verirken aşağıdaki zaman ifadeleri kullanılabilir.
How often do you go to gym? (Ne sıklıkla spor salonuna gidersin?)

Frequency Adverbs ( Sıklık Zarfları)

Always = All the time: Her zaman
Usually = Generally: Genellikle
Often = Frequently: Sık sık
Sometimes = From time to time: Bazen
Rarely = Seldom: Nadiren
Never: asla

Yukardaki zaman zarfları cümle içerisinde kullanıldığında özne ile fiil arasına konur.

Example(s) / Örnekler
  • I never smoke. ( Ben asla sigara içmem.)
  • She sometimes goes to the cinema. ( O, bazen sinemaya gider.)

Every  (her) + day (gün) → every day (her gün)
Every  (her) + week (hafta)  →every week (her hafta)
Every  (her) + year (yıl) → every year (her yıl)
Every  (her) + night (gece) → every night (her gece)

once  (bir kez) + a + day → once a day (günde bir kez)
twice (iki kez) + a + week → twice a week (haftada iki kez)
three times (üç kez) + a + year → three times a year (yılda üç kez)
four times (dört kez) + a + day → four times a day (günde dört kez)

Yukardaki zaman zarfları ise cümle içerisinde kullanıldığında cümlenin sonuna konur.

Example(s) / Örnekler
I get up early every day. ( Ben her gün erken kalkarım.)

She goes to the cinema twice a week. ( O, haftada iki kez sinemaya gider.)

 

Sports

İngilizce spor isimleri, telaffuzları ve İngilizce spor dallarının Türkçe karşılıkları aşağıdaki tabloda resimli olarak verilmiştir.

İngilizce Spor İsimleri – Sports

  İNGİLİZCE TÜRKÇE
football / soccer futbol
 basketball basketbol
volleyball voleybol
handball hentbol
swimming yüzme
surfing sörf 
skiing kayak 
ice-skating buz pateni
skateboarding kaykay
roller skating paten kayma
climbing tırmanış
cycling bisiklet sürme
canoeing kano
 rafting rafting
walking yürüyüş
jogging hafif tempolu koşu
running koşu
hiking doğa yürüyüşü
trekking doğa yürüyüşü
bowling bovling
boxing boks
wrestling güreş
 yoga yoga
 gymnastics jimnastik
 aerobics aerobik
water polo su topu
ice-hockey buz hokeyi
badminton bedminton
karate karate
 taekwondo tekvando
judo judo
archery okçuluk
tennis tenis
table tennis masa tenisi

 

İngilizce spor isimlerini bazı kriterlere göre kategorilere ayırıp sınıflandırabiliriz:

  • Individual sports (Bireysel sporlar): swimming (yüzme), wrestling (güreş)…
  • Team sports (Takım sporları): football (futbol), volleyball (voleybol)…
  • Indoor sports (Kapalı alan sporları): bowling (bovling), box (boks)…
  • Outdoor sports (Açık alan sporları): surfing (sörf), hiking (doğa yürüyüşü)…
  • Dangerous sports (Tehlikeli sporlar): rafting (rafting), climbing (tırmanma)…

Sport Equipments

İngilizce spor ekipmanları, telaffuzları ve İngilizce spor malzemelerinin Türkçe karşılıkları alfabetik sıraya göre aşağıdaki tabloda resimli olarak verilmiştir.

İngilizce Spor Malzemeleri – Sport Equipments

  İNGİLİZCE TÜRKÇE
arrow ok
ball top
 bat beyzbol sopası
bow yay
 bicycle bisiklet
elbow pad dirseklik 
gloves eldiven
goggles gözlük
 helmet kask 
hoop pota
ice-skates buz pateni
knee pads dizlik
net ağ, file
racket raket
roller skate paten
shuttlecock bedminton topu
snorkel şnorkel
surfboard sörf tahtası
swimsuit mayo
trainers spor ayakkabısı
weights ağırlık