KARGO BEDAVA
4.8 (214 yorum)
99,00 TL KDV Dahil

Soru 1

(I) Tire’de, anlatılacak o kadar çok şey var ki bunları önce bir sıraya koymak gerekir. (II) Örneğin işe Tire’nin eski haliyle başlamak iyi olur, eski sokaklar gerçekten görülmeye değer. (III) Çınarlar, kavaklar, zeytinler, çamlar; Güre Dağları’na yaslanmış dar sokakları dallarının altına saklamış. (IV) Sokaklar ve evler kadar yaşlı bu ağaçlar, asırlar boyu gölgelerini buradan esirgememiş. (V) Tire’ye bu yıl baharda gittiğim için oranın güzelliklerini daha iyi görebildim. (VI) Papatyalar tepeleri kaplamıştı; uzaktan, ağaçların altına kar yağmış gibi görünüyordu. (VII) Meyve ağaçları da dallarını renk renk çiçeklerle süslemişti yani doğa, varını yoğunu ortaya dökmüştü. (VIII) Boyları neredeyse belime gelen papatyaların arasına uzanıp 10-15 dakikalığına da olsa dünyanın kargaşasından uzaklaştım.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A ) III.      B ) IV.C ) V.D ) VI.     E ) VII.

 

Soru 2

(I) “Critical Mass” sözünü hiç duydunuz mu? (II) Türkçede “kayda değer çoğunluk” anlamına geliyor ama aslında, katılımcıları bisikletliler olan küresel bir etkinliğin adı. (III) İstanbul da gerçekleştirildiği kentlerden biri ancak bizde katılımcılar her ayın son cumartesi günü bir araya geliyorlar. (IV) Mevsime göre onlarca bisikletli öğleden sonra Göztepe Parkı’nda buluşuyor, sonra Bağdat Caddesi’nde trafiğe çıkıyor. (V) Motorlu taşıtlar için sadece bir şerit bırakılıyor, geri kalanını ise bisikletliler işgal ediyor. (VI) Grup, zillerini çalarak şenlikli bir hava içinde Kadıköy’e ilerliyor ve güzel bir cumartesi geçiriyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına göre, “Dünyanın üç yüzden fazla kentinde, genellikle her ayın son cuması düzenleniyor.” cümlesi getirilebilir?

A ) I.   B ) II.    C ) III.    D ) IV.    E ) V.

 

Soru 3

(I) Her sabah sokağa çıktığımda İstanbul’da yaşadığım için ne kadar şanslıyım!” diyorum. (II) Belki her gün pek çok sorunla yüz yüze geldiğiniz için bana karşı çıkacaksınız. (III) Ama beni, okumak kadar besleyen, benim için başlı başına bir kitaplık değeri taşıyan kenttir İstanbul. (IV) Ancak bir yandan da içim acıyor İstanbul için. (V) Çözülmeyen ve çözülemeyecek gibi görünen sorunları yüzünden değil bu. (VI) Eşine az rastlanır güzelliğe, ruha sahip yüzlerce yıllık bu kentin yakın tarihini ortaya koyan “özellikli” sokakları birer birer yok olduğu için...

Bu parçada, I. cümlede öne sürülen düşüncenin gerekçesi, numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?

A ) II.    B ) III.    C ) IV.    D ) V.     E ) VI.

 

Soru 4

Deneme türündeki yazılarda amaçlanan şu olmalıdır bence: Kesinlemelere girmeden okuru kendisiyle tartışmaya çağırmak. Okur bizimle aynı görüşte olmayabilir ama yazımızı okurken bir kuşku büyümeli içinde; o mu doğru yazıyor, yoksa ben mi en doğruyu biliyorum diye... Yazarlık yaşantımın en güzel övgülerinden biri sayarım genç bir okurumun bana söylediği şu sözü: "Her düşüncenize katılmıyorum ama yazınızı okurken sizinle tartışıyorum içimde.” Ben bunu Melih Cevdet Anday’ın birbirinden seçkin altmış denemesini ardı ardına okurken yaşadım, bir okur olarak. O zaman anladım en başarılı yazarlar ........ .

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) okurları, kendisiyle karşılıklı olarak görüşlerini savunmaya davet edenlerdir

B) düşüncelerini, kişisellikten çıkarıp topluma mal etme bilinci taşıyanlardır

C) kişilere, kolay kolay değişmeyecek bir bakış açısı kazandırmayı ilke edinenlerdir           

D) soyut gerçekleri bile somutlaştırarak vermeye çalışanlardır                                           

E) hemen her sözcüğünde dilin sıcaklığını hissettirenlerdir

 

Soru 5

(I) Olaylara bağlı anlatılar üretecekseniz o devrin yaşam koşullarını, tarihini sosyal ve siyasi özellikleriyle birlikte ele almalısınız. (II) Bir yapıtı ya da bir edebi kişiliği daha iyi anlayabilmenin yollarından biridir bu. (III) Tasarladığım işin doğası, eski dönemlere düşler yoluyla da olsa gitmemi gerektiriyordu. (IV) Çünkü o dönemlerdeki tarihi kişiliklerle bir serüvene ortak olmak bana heyecan veriyor, beni mutlu ediyor. (V) Evliya Çelebi gibi bir kişiliği hem yaşadığı çağın koşullarıyla birlikte anlatayım hem de modem çağ insanıyla onu tanıştırayım istedim. (VI) Böylece birbirine paralel iki zamanlı bir yapıt çıktı ortaya.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A ) II.   B ) III.    C ) IV.    D ) V.     E ) VI.

 

Soru 6

Kimi konular öteden beri ilgimi çekmiştir. Bunlardan biri de sinemadaki hatalardır. Bir filmde kullanılan yanlış zamana ait bir şapkayı ya da yanlış zamana ait bir fontu yakalayabilmek, hem yazı karakteriyle İlgilenenlerin hem de kimi sinemaseverlerin en sevdiği uğraşlardan biridir. Hatta Verdana gibi dünyanın en çok kullanılan fontlarından birinin yaratıcısı olan Mattehevv Carter’ın da en büyük zevklerinden biri, seyrettiği filmlerdeki yanlış kullanılmış yazı karakterlerini bulmakmış. 1950’lerde geçen bir filmde neden 1980’lere ait bir font kullanıldığına kafayı takabiliyormuş. Ancak kendisi bunu rahatsız edici bulmaktan çok, bir oyun haline getirip eğleniyormuş.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur ?

A ) Tanık gösterme B ) Terimsel söylem C ) Karşılaştırma D ) Örnekleme E ) Tartışma

 

Soru 7

Bazen iyi yazarlar alıyor, bazen de tersi oluyor. Kimin kazandığını her zaman merak etmişimdir ama bir ödülün yazar için o kadar da değerli olduğunu düşünmüyorum. Sanat bir yarışma gibi algılanmamalı. Bence 20. yüzyılın en büyük üç yazarı Proust, Joyce ve Kafka’dır, örneğin.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?

A) Nobel Edebiyat Ödülü’nü gerçekten hakkıyla alanlar kimlerdir?                                     

B) Niçin Nobel Edebiyat Ödülü sık sık tartışılıyor?                                                           

C) Bütün amacı Nobel Edebiyat Ödülü’nü almak olan yazarlar var mıdır?

D) Nobel Edebiyat Ödülü sizin için ne anlam taşıyor?

E) Nobel Edebiyat Ödülü’nü alanlar, kendilerine yüklenen bu sorumluluğu taşıyabiliyorlar mı? 

 

Soru 8

Gerçeğin öyle kolay ele geçirilecek bir şey olmadığını savunan bu yazarın dünyasına girmek için dikkatli olmak gerekir, okurken. Çünkü bu yazar; hangi hükmü, hangi cümlede, nasıl bir büyülü anlatımla göstereceği kolayca belli olmayan bir yazardır. Üslup onun cümlelerinin dokusunda gizliden gizliye akar. Bu da yazarın dili ustaca kullanmasından gelir. Zaten bir yazar bundan yoksunsa gerçek anlamda yazar da sayılamaz. Dil, yazarın toprağı ve her şeyidir. Bu her şey; okulların, alışverişlerin, mahkemelerin arasından özenle sökülüp çıkarılmayı gerektirir. Herkesin olandan artık sadece kendisine ait bir dünya yaratmaktadır yazar. İşte bu yazarımızın da kendine özgü bir dili, kendine özgü bir evi, kendine özgü bir bahçesi, başını çıkarıp aya bakmak için bir penceresi vardır.

Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?

A) Yaratılarında iletiyi açıkça ortaya koymaktan kaçınır. 

B) Sözcükleri işleyerek anlatış güzelliği yarat                                                                 

C) Başkalarına benzemekten kaçınır. 

D) Söylediklerini yaşamdaki gözlem ve tanıklıklarıyla besler.                                           

E) Yapıtlarının kalıcılığına inanır.

 

Soru 9

Casablanka, bugüne kadar hakkında en çok yazı yazılmış filmlerden biridir. 1943 yılında vizyona girişinden beri, yapım sürecine ilişkin dedikodular en az filmin kendisi kadar büyük ilgi gördü. Filmin hikâyesi daha ilk anda seyirciyi içine çekti; karakterlerle bir daha kopması oldukça zor bir bağ kuran filmin diyalogları, günlük dile yansıdı. Filmde yaratılan atmosfer, siyah – beyaz zıtlığının vurgulandığı ve ışığın bir sembol olarak kullanıldığı Casablanka’da; Almanlar hep siyah giyerken filmin kadın kahramanı İlsa beyaz giyer. İlsa’nın olduğu sahneler, ötekilerden daha aydınlıktır. Yine de asıl önemli olan, filmin seyirciye aktardığı fedakârlık ve kahramanlık temalarıdır.
 
Bu parçada “Casablanka” filmi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Filmdeki konuşmaların günlük konuşmalara aktarıldığına                                       
 
B) Hakkında çok değerlendirme yapıldığına                                                           
 
C) İzleyiciyi etkilediğine                                                                                               
 
D) İzleyiciye bir mesajının olduğuna


Soru 10 

(I) Her gece eve Ahmet’le geliyorduk. (II) O gün Ahmet işyerinde kalmış, ben ise erkenden gitmiştim. (III) Issız sokaklardan geçmenin ne kadar zor olduğunu o zaman anladım. (IV) Korka korka, sine sine eve vardım. (V) Olanca çabukluğumla kapıyı açtım ve içeri girdim.
 
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) I    B) II    C) III   D) IV    E) V 
 
Soru 11 
 
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Bazı insanlar sessizliğiyle konuşuyor.                                                                         
 
B) Kitapları evde unuttuğumu hatırladım.                                                                       
 
C) Öğretmenlerine veda eden öğrenciler duygulu anlar yaşıyordu.                                   
 
D) İlk defa böyle kaliteli bir maç izledim.                                                                       
 
E) Bu işte başarısız olma imkanı söz konusuydu.

Soru 12 
 
"Yer” sözcüğü, aşağıdakilerden hangisinde, “Masanın yerini değiştirmek gerekiyor.” cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?
 
A) Uçağın yurt savunmasındaki yeri büyüktür.                                                               
 
B) Yere oturduğundan karnı ağrıyormuş.                                                                       
 
C)  Bence, o tablonun yeri o duvar değil.                                                                       
 
D) Kağıtta bir satırlık bile yer kalmamış.                                                                         
 
E) Yerini kaptırmamak için herkesi karalıyor

Soru 13 
 
“Çıkar” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “menfaat” anlamında kullanılmıştır?

A) O, yağmurlu havalarda dışarıya hep şemsiyesiyle çıkardı.                                             
 
B) Onun bu işe karışmasının nedeni çıkarlarını korumaktı.                                               
 
C) Kardeşinin elini cebinden çıkardı.                                                                               
 
D) Evden çıkar çıkmaz mahalledeki arkadaşlarının yanına koştu.                                       
 
E) Merdivenleri birer birer çıkar, ikişer ikişer inerdi.


Soru 14 
 
“Soluk” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde “rengi değişmek” anlamında kullanılmamıştır?
 
A)Kış geldi bitkiler soldu, ölmeye yüz tuttu.                                                                   
 
B) Gençler dergimize yeni bir soluk getirdiler.                                                                   
 
C) Hayatı yalnızca kitapla anlamaya çalışan soluk benizli insanlar mutsuzdur.                     
 
D) Kardeşinin kaza geçirdiğini duyunca yüzü aniden soldu.                                               
 
E) Solmaya yüz tutan çiçekler gibi ömrüm.


Soru 15 
 
“Gölge” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde “Bütün o düşünceler kafasında ancak birer gölge halindedir.” cümlesindeki anlamı ile kullanılmıştır?
 
A) Onun gölgesi altında yaşamaktan utanmıyor.                                                             
 
B) Gölge etme, başka ihsan istemem.                                                                           
 
C) Gösterdiği başarıyla arkadaşlarını gölgede bıraktı.                                                       
 
D) Kaza sırasında yaşadıkları, birer gölge olmaktan öteye gidemiyor; onları netleştiremiyordu.                                                                                                       
 
E) Gösterdiği davranışlarla eğitimciliğine gölge düşürdü.


 
Cevap Anahtarı:
 
1-C 2-B 3-A 4-A 5-B 6-E 7-D 8-E 9-D 10-B 11-E 12-C 13-B 14-B 15-D