KARGO BEDAVA
4.8 (214 yorum)
329,00 TL KDV Dahil

Avere fiiline İtalyanca’da il verbo avere denir. Burada verbo, fiil anlamına gelir. il ise verbo sözcüğünün tanımlığıdır. Tanımlık konusunu daha sonra ele alacağım. Yine benzer şekilde essere fiiline il verbo essere, andare fiiline il verbo andare denir.

Avere, fiilin mastar, yani çekimsiz halidir; Türkçedeki koşmak, söylemek vs. gibi.

Avere sözcüğünün anlamı
Avere fiilinin başlıca anlamı, sahip olmak, hissetmek, elde etmektir.

Avere sözcüğünün hecelenişi ve vurgulanışı
a | vé | re olarak hecelenir ve vurgulanır, yani vurgu ikinci hecededir. Türkçe okunuşu a-ve-re şeklindedir.

Olumlu cümleler – Forma affermativa
Avere fiilinin Şimdiki Zaman’da çekimi

1. tekil şahıs io (ben) ho Io ho un gatto. Benim bir kedim var.
2. tekil şahıs tu (sen) hai Tu hai un gatto. Senin bir kedin var.
3. tekil şahıs lui, lei, Lei (o / siz) ha Lui ha un gatto. Onun bir kedisi var.
1. çoğul şahıs noi (biz) abbiamo Noi abbiamo un gatto. Bizim bir kedimiz var.
2. çoğul şahıs voi (siz) avete Voi avete un gatto. Sizin bir kediniz var.
3. çoğul şahıs loro (onlar) hanno Loro hanno un gatto. Onların bir kedisi var.

Bu şekilde yapılan olumlu cümlelere İtalyanca’da forma affermativa denilir. Olumlu cümlelerde özneler etkin bir şekilde bir şeyler yapmaktadırlar. Bunun tersi ise forma negativa‘dır ki burada olumsuzluk söz konusudur, olumsuz bir cümle söz konusudur.

İtalyanca’da fiil çekimi çoğu zaman özneyi de belirtir, dolayısıyla “Voi avete un gatto.” yerine “Avete un gatto.” diyebiliriz. Aynı şekilde “Tu hai un gatto.” yerine “Hai un gatto.” denilebilir.

İtalyanca’da avere fiili ile şimdiki zamanda kurulan cümlelere başka örnekler verelim:

Avere fiili ile örnek cümleler – Frasi di esempio con il verbovere

  • Luca e Marco hanno un cane. Luca ve Marco’nun bir köpeği var.
  • Volkan ha un gatto. Volkan’ın bir kedisi var.
  • Noi abbiamo un lavoro interessante. Bizim ilginç bir işimiz var.
  • Tu hai una macchina nuova. Senin yeni bir araban var.
  • Voi avete due bambini. Sizin iki bebeğiniz var.
  • Loro hanno una Fiat Punto. Onların bir Fiat Punto’su var.

 

Olumsuz cümleler – Forma negativa
Avere fiili ile olumsuz cümle kurmak istediğimizde non kullanırız. İtalyanca’da buna forma negativa denir:

Avere fiili ile olumsuz cümle örnekleri

  • Io non ho una macchina. Benim arabam yok.
  • Tu non hai una sigaretta. Senin sigaran yok.
  • Noi non abbiamo una casa. Bizim evimiz yok.

Yine burada da şahıs zamirlerini kullanmama lüksümüz var:

  • Non ho una macchina. Benim arabam yok.
  • Non hai una sigaretta. Senin sigaran yok.
  • Non abbiamo una casa. Bizim evimiz yok.

Soru cümleleri – Forma interrogativa
İtalyanca’da avere fiilini kullanarak soru sormak için ise vurgulama / tonlama yapmak yeterli olacaktır. İtalyanca’da soru cümlesi, cümlenin tonlamasıyla elde edilir. Tonlama, bir sözcük veya cümlenin telaffuzunda sesin modüle edilmesi, yani değiştirilmesidir. Buna İtalyanca’da l’intonazione della frase denir, yani cümlenin entonasyonu.

Avere fiili ile soru cümlesi örnekleri

  • Hai una macchina? Bir araban var mı?
  • Voi avete una birra? Bir biranız var mı?
  • Noi abbiamo un libro? Bir kitabımız var mı?

 

Olumsuz soru cümleleri – Forma interrogativo-negativa
Olumsuz soru cümlesi kurmak istediğimizde fiilden önce non kullanmanın yanı sıra tonlama da yapmamız gerekir.

Avere fiili ile olumsuz soru cümlesi örnekleri

  • Non hai un lavoro? Bir işin yok mu?
  • Non avete un cane? Bir köpeğiniz yok mu?
  • Non abbiamo una sedia? Bir sandalyemiz yok mu?

 

Avere ile kurulan deyimler – Idiomi con il verbo avere

İtalyanca’da avere ile kurulan ve günlük hayatta çok kullanılan deyimler ise şunlardır:

 

Deyim
Idioma
 Türkçe anlamı
Significato turco
Örnek cümle
Frase di esempio
avere … anni … yaşında olmak Marco ha 41 anni.
Marco 41 yaşında.
aver bisogno (di) ihtiyacı olmak Ho bisogno di una mano.
Bir yardım eline ihtiyacım var.
aver caldo sıcak hissetmek Mi tolgo questo maglione, ho troppo caldo.
Bu kazağı çıkaracağım, çok sıcak oldu.
aver freddo soğuk hissetmek Se hai freddo possiamo accendere la stufa.
Üşüdüysen sobayı yakalım.
aver sonno uykulu olmak, uykusu gelmek Ora ho sonno, vado a letto presto.
Uykum geldi, erkenden yatacağım.
aver fretta acelesi olmak Su, Luca, sbrigati che ho fretta!
Hadi Luca, çabuk davran, acelem var!
avere intenzione (di)  bir şeye eğilimi olmak Marco aveva intenzione di andare al mare oggi.
Marco’nun bugün denize gitmeye niyeti vardı.
aver paura (di) bir şeyden korkmak Avevamo paura di perderci.
Kaybolmaktan korkuyorduk.
aver vergogna bir şeyden utanmak Oddio, che scemo che sono, ho proprio vergogna.
Tanrım, ne aptalım, gerçekten utanıyorum.
aver fame aç olmak, acıkmak Avete fame ragazzi? Dai, andiamo in pizzeria.
Arkadaşlar aç mısınız? Hadi pizzacıya gidelim.
aver sete susuz olmak, susamak Mi dai un bicchiere d’acqua per favore, ho proprio sete.
Bir bardak su alabilir miyim? Gerçekten susadım.
avere ragione haklı olmak Sì, sono completamente d’accordo, hai ragione tu!
Evet, tamamen katılıyorum, haklısın!
aver torto haksız olmak Avevi torto a non accettare il suo invito.
Davetini kabul etmemekte haksızsın.
aver voglia di birşeyi yapmak istemek Che bella giornata, hai voglia di fare una passeggiata con me?Ne güzel bir gün, benimle bir gezinti yapmak ister misin?