KARGO BEDAVA
4.8 (214 yorum)
329,00 TL KDV Dahil

Japonca dili öğrenmek zor mu?

Kendi ana dilinden başka bir dili öğrenen için genelde başlangıçta zor diye düşünüyorum. Dille birlikte o ülkenin kültürünü de öğreniyorsunuz. Hele bir de yabancı dili öğrendiğiniz ülkede yaşıyorsanız... Bazan üzücü deneyimleriniz olsa bile yaşamak için öğrenmek zorundasınız.

Japonca'da Çin'den alınan KANJİ dediğimiz harf değil karekterler kullanılıyor. Ancak bu karekterlerin değişik okunuşları olduğu için öğrenmek zor. Ayrıca bir değil iki karekter bir araya gelip bambaşka anlamda bir kelime oluşturuyorlar. Bu da diğer bir zorluk.

Ancak kanjinin daha kolay yazılımı olan HİRAGANA dediğimiz yazı biçimi var . Özel kursa gidip üç yaşından başlayarak bu harflari öğreniyor çoğunluk. Gitmeyenler ilkokul birinci sınıfta öğrenmeye başlıyorlar . Sonra kanji öğrenmeye başliyorlar. Özel alıştırma defterleri var. Bir karekteri kaç kere de yazmayı öğreniyorlar bilmiyorum ama her karekterin yazılışında kurala uygun sırayı takip etmek gerekiyor. İlkokul birinci sınıfta , devlet okullarında, 150 ye yakın karekteri öğrenmek zorundalar.

Özel okullarda bu sayı daha da fazla. Her öğrenim yılı öğrenilen kanji sayısı katlanarak artıyor ve ilkokulu bitiren bir çocuk 750 civarında kanjiyi yazıp okumak durumundalar ama bu bilgi onların gazete okumalarına bile yetmiyor. Orta öğrenim ve lisede de devam ediyor sayı artışı. Yazı yazmasını seven çocuklar için sorun değil ama sevmeyenler için cehennem azabı. Binlerce, belki on bin, kanjiyi öğrenmekten yılanlar var ...Eşim de onlardan biri:) Çocuklarımız ondan çok kanji yazıp okuyabiliyorlar . PC kullanıp rapor vs yazanlar PC deki programdan yararlanıp yazıya uygun kanjiyi seçip ekliyorlar ama el yazması olunca sözlükler açılıyor .

KATAKANA denilen yazı yabancı dilden geçen ve karşılığı Japonca da olmayan kelimeler için kullanılıyor . Kullandığım klavye Türkçe harfler için düzenlendiği için örnek yazamıyorum.

Peki çocuklar nasıl öğreniyorlar diyebilirsiniz . Eklediğim resim ilkokul birinci sınıfta öğrenilen karekterlerden biri. Tek başına anlamı ÖĞRENMEK. Resimden oluşuyor harfler. Okulu simgeleyen çatısı olan binada öğreten biri ve çocuklar var. Bu karekter bir başka karekterle bir araya gelince OKUL anlamına geliyor .

Sesli harflerin telaffuzu bizim alfabemizdeki gibi. O nedenle biz Türkler için alfabe ile yazılan Japoncayı okumak kolay, konuşmakta . Burada uzun süre yaşayan TÜRKLER bir Japondan farksız dili konuşurlar özellikle telefonda konuşulduğunda yabancı olduğumuz pek anlasılmaz. Bizde olmayan bazı sesler var. TSU gibi...Ama evvel Allah üstesinden geliyoruz .

Ancak konuşurken kibar dille konuşalım derken yabancıların yaptığı hatalar var. Örneğin OTERA tapınak demek OTEARAİ ise tuvalet . bir yabancı KYOTO'da bir yaşlı teyzeye" buralarda ünlü bir otearai varmış , nasıl gidebilirim?" diye sormuş. Asıl sormak istediği OTERA yani tapınak . Kadın şaşkın şaşkın bakınca yabancı neden yardımcı olmak istemedi diye hayıflanmış. Daha eğlenceli olan ise ana dili İngilizce olan birine ait . Saçının doğal rengi kızıl olan bir bayan trene binmiş. Herkesin kendisine bakışından rahatsız olmuş . "Neden bana öyle bakıyorsunuz , ben de sizin gibi NİNJİNİM demiş. Herkeste bir şaşkınlık . Bu kez daha da sinirlenmiş ."Hala anlamadınız ben de sizin gibi NİNJİNİM "diye bağırmış. Zavallı yabancı NİNGEN , insan , kelimesindeki G harfini İngilizcedeki bir diğer telaffuzu ile karıştırmış ve NİNJİN diyerek " Ben de sizin gibi HAVUCUM " demiş ... Trendeki Japonların tepkisiz kalmasına şaşırmadım. Çünkü çekingendirler .